Makalelerimiz ve Hukuki Yazılarımız
-
Doğal Afetler Karşısında İdarenin Hizmet Kusuru ve Mücbir Sebep Savunması (Danıştay 11. Dairesi 29.06.2007, E. 2005/1353, K. 2007/6248 Sayılı Karar İncelemesi)
Danıştay 11.D., T.29.06.2007, E.2005/1353, K.2007/6248 “Dava, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde davacının iki dükkan ve bir evinin yıkılması ve ev eşyalarının zayi olmasında davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 95.000.000.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, dava konusu olayda, doğal bir afet olan deprem…
-
İdari Yargılama Hukukunda İdarenin Sükûtu Sonrası Verilen Cevapların Dava Açma Süresine Etkisi: Danıştay 6. Dairesinin E. 1998/1839, K. 1999/2054 Sayılı Kararının İncelemesi
A. İNCELEME KONUSU KARAR Danıştay 6.D., T.20.4.1999, E.1998/1839, K.1999/2054 “… İdare Mahkemesinin … günlü, 1997/913 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek bozulması istenilmektedir. Dava, … Mah. … pafta, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların ticaret alanından park alanına dönüştürülmesi yolundaki imar planı değişikliğine ilişkin belediye meclisi kararı ve parselasyon işleminin…
-
İdari Yargı Kararlarının Fiili/Hukuki İmkânsızlık ve Âdemi İnfaz Nedeniyle Uygulanamaması Üzerine İdare Aleyhine Açılacak Maddi ve Manevi Tazminat Davaları
Hukuk devleti ilkesi, adaletli bir hukuk düzeni inşa eden, bünyesinde yer alan yasama, yürütme ve yargı fonksiyonlarını işlevsel kullanarak tüm etkinliklerinde hukuk ile kanuni düzenlemeleri göz önünde bulunduran devlet düzenini ifade etmektedir. Hukuk devleti ilkesi ile devletin gerçekleştirmiş olduğu eylem ve işlemler bağımsız yargı mercilerince denetime tabi tutulmaktadır. Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak idarenin gerçekleştirdiği…
-
İcra Hukuk Mahkemesinde İmzaya İtiraz Nedeniyle Görülen Davada; 1. “İcra Hukuk Mahkemesi Tarafından Savcılık Dosyası Bekletici Mesele Yapılmalı Mıdır? 2. “Kollukta Alınan İfade Mahkeme Dışı İkrar Olarak Kabul Edilmeli Midir”?
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin güncel içtihadına göre; “davalı vekilince karar tarihinden sonra takip borçlusunun emniyette vermiş olduğu ifadede, imzanın kendisine ait olup, çek üzerindeki yazıların eşine ait olduğunu beyan ettiğini belirtmiş ise de, söz konusu ifadenin kolluk makamı tarafından alınıp avukat huzurunda alınmadığı, mahkeme dışı ikrar olarak kabul edilemeyeceği, soruşturmanın sonucunun beklenmesinin…
-
Tevdi Mahali Belirlenmesinde Alacağın Kime Ait Olduğu Belli Olmaması/Şüpheli Olması Durumunda Nasıl Bir Yol İzlenmelidir? (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2024/1518 E., 2024/1238 K. Sayılı Kararı özelinde.)
TEVDİ MAHALİ BELİRLENMESİNDE ALACAĞIN KİME AİT OLDUĞU BELLİ OLMAMASI/ŞÜPHELİ OLMASI DURUMUNDA NASIL BİR YOL İZLENMELİDİR? Buna ilişkin olarak önümüze gelen bir uyuşmazlıkta “Tevdi Mahalinin Belirlenmesi” amacıyla yapmış olduğumuz başvuruda -dilekçemizde belirtmiş olduğumuz şekilde- Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından “kira ödemelerinin (…) A.Ş. ve (…) A.Ş. hesabına adlarına açılacak vadesiz tek bir hesaba yatırılması için…
