İdari Yargı Kararlarının Fiili/Hukuki İmkânsızlık ve Âdemi İnfaz Nedeniyle Uygulanamaması Üzerine İdare Aleyhine Açılacak Maddi ve Manevi Tazminat Davaları

Hukuk devleti ilkesi, adaletli bir hukuk düzeni inşa eden, bünyesinde yer alan yasama, yürütme ve yargı fonksiyonlarını işlevsel kullanarak tüm etkinliklerinde hukuk ile kanuni düzenlemeleri göz önünde bulunduran devlet düzenini ifade etmektedir. Hukuk devleti ilkesi ile devletin gerçekleştirmiş olduğu eylem ve işlemler bağımsız yargı mercilerince denetime tabi tutulmaktadır.

Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak idarenin gerçekleştirdiği eylem ve işlemlere karşı yargı yolu açık tutulmaktadır. Nitekim söz konusu bu husus Anayasa m.125/1 hükmü ile de güvence altına alınmıştır. Bunun yanı sıra, yargı organlarınca verilen karara idare ve diğer tüm makamların uyması hukuk devleti ilkesinin bir diğer sonucu olup; bu husus da Anayasa m.138/4 ile güvence altına alınmıştır. Bu kapsamda idare, yargı kararlarının gereğini yerine getirmek mecburiyetindedir. Nitekim bu husus 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.28/1’de: “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.”şeklindeki hükümle açıkça vurgulanmaktadır. Bu kapsamda idare, kendisine tebliğ edilen yargı kararlarını otuz günlük süreyi aşmamak koşulu ile yerine getirmek mecburiyetindedir. Şayet idare bu yükümlülüğe riayet etmezse karşılaşacağı yaptırım da yine aynı maddenin 3. fıkrasında şu şekilde belirtilmiştir: “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.” Belirtilen hususlardan hareketle söz konusu bu çalışmamızda idarenin yargı kararlarının gereğini yerine getirmek zorunda olduğu çeşitli yargı kararları ve mevzuat hükümleri ile desteklenerek açıklanacak olup; idari yargı kararlarının idarece uygulanamaması halinde ise İYUK m.28 hükmü uyarınca açılacak davalar detayları ile ele alınacaktır. Devamı için;